Yarım bırakılan bir kitap, sonu netleşmemiş bir ilişki ya da yapılmayı bekleyen bir iş… Çoğu zaman tamamladığımız işlerden çok, yarım kalanlar zihnimizi meşgul edebiliyor. Psikoloji literatüründe bu durumun karşılığı Zeigarnik Etkisi olarak tanımlanıyor. Etki, insan beyninin “tamamlanmamış olanı” öncelikli görme eğilimini ortaya koyuyor.
Zeigarnik Etkisi, 1920’li yıllarda Rus psikolog Bluma Zeigarnik’in yaptığı gözlemlerle bilim dünyasına girdi. Zeigarnik, bir restoranda garsonların hesabı henüz ödenmemiş siparişleri ayrıntılarıyla hatırladığını, ödeme alındıktan sonra ise aynı siparişleri kısa sürede unuttuklarını fark etti.
Bu gözlem üzerine yapılan deneyler, yarım kalan görevlerin tamamlananlara kıyasla yaklaşık iki kat daha güçlü hatırlandığını ortaya koydu.

Psikologlara göre bir işe başlandığında zihinde “bilişsel gerilim” oluşuyor. Görev tamamlandığında bu gerilim azalıyor. Ancak iş yarım kaldığında, beyin bunu kapatılması gereken bir “açık dosya” olarak algılıyor ve sürekli hatırlatıyor.
Bu nedenle yarım kalan işler; akla durduk yere gelme, huzursuzluk hissi ve odaklanma güçlüğü yaratabiliyor.
Uzmanlar, Zeigarnik Etkisi’nin günlük yaşamda sıkça karşılaşılan pek çok durumu açıkladığını belirtiyor. Dizilerin en heyecanlı sahnede bitmesi, cevapsız kalan mesajların zihni meşgul etmesi veya “Devamı için tıklayın” türü başlıkların merak uyandırması bu etkiye örnek gösteriliyor.
Zeigarnik Etkisi tek başına ne tamamen iyi ne de tamamen kötü olarak değerlendiriliyor.
Kontrolsüz kaldığında dikkat dağınıklığı, zihinsel yorgunluk ve kaygıyı artırabiliyor. Ancak doğru yönetildiğinde motivasyonu yükselten ve işe geri dönmeyi kolaylaştıran bir mekanizma haline geliyor.
Uzmanlara göre Zeigarnik Etkisi’ni avantaja çevirmek mümkün. Büyük ve göz korkutucu bir işe yalnızca birkaç dakikalık başlangıç yapmak, beynin “tamamlanmamışlık” sinyaliyle sürece devam etmesini sağlıyor.
Ayrıca mola verirken tamamen tıkandığınız anı değil, akışın yakalandığı noktayı seçmek işe dönüşü kolaylaştırıyor. Yapılacaklar listesini yazıya dökmek de zihindeki yükü azaltarak rahatlama sağlıyor.
Psikologlar, ertelenen konuşmalar, yarım kalan projeler ve belirsiz kararların zihinsel yorgunluğun temel kaynakları arasında yer aldığını vurguluyor. Bu “açık döngüler” kapatıldığında, zihnin daha berrak ve odaklı çalıştığı ifade ediliyor.
Zeigarnik Etkisi, beynin doğal bir hatırlatma sistemi olarak tanımlanıyor. Ancak bu sistem sürekli alarm halinde kaldığında, fark edilmeden zihni yoran bir yük haline gelebiliyor. Uzmanlara göre yarım kalan işleri fark etmek ve mümkün olanları bilinçli şekilde tamamlamak, hem zihinsel rahatlama hem de daha yüksek odaklanma kapasitesi sağlıyor.
Kısacası, aklınızdan çıkmayan o yarım iş büyük ihtimalle bir tesadüf değil. Zeigarnik Etkisi, tam da bu anda devrede olabilir.
Yazan: Ayşe Keskin
Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi ve kamuoyunda derin yankı uyandıran akran cinayetleri, hükümeti harekete geçiren en önemli başlıklar arasında yer aldı. Bu tablo üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla ilgili kurumlar ve AK Parti, çocukların suça sürüklenmesini önlemeye dönük kapsamlı bir çalışma için düğmeye bastı. Hazırlanan yol haritası, yalnızca cezai düzenlemeleri değil, aile yapısını güçlendirmeye […]
Mevsimsel geçişle birlikte solunum yolu virüsleri yeniden gündemin ilk sıralarına yerleşmiş durumda. Hastanelere başvurular son iki ayda belirgin biçimde artarken, uzmanlar pandemi döneminde titizlikle uygulanan maske, mesafe ve hijyen alışkanlıklarının terk edilmesinin salgınları tetiklediğine dikkat çekiyor. Bu yıl özellikle influenza başta olmak üzere viral enfeksiyonların daha ağır klinik tablolarla seyrettiği ifade ediliyor. SALGIN NEDEN BU […]
Uzmanlara göre ani gelen yeme isteğinin nedeni gerçek açlık değil, beynin ödül sistemini tetikleyen “hedonik açlık” Uzman Diyetisyen Funda Kasapoğlu, bu durumun kontrol dışına çıkması halinde kilo artışının kaçınılmaz olduğunu ifade ediyor. Son senelerde birçok kişi tok olmasına rağmen yeme isteğini kontrol edemediğini fark ediyor. Özellikle işlenmiş ve yüksek enerjili gıdalara yönelme, kilo artışının temel […]
Bal kabağı genellikle tatlı tarifleriyle anılsa da, doğru yöntemle hazırlandığında tuzlu tariflerde de güçlü bir alternatif sunuyor. Son dönemde özellikle “sulanmayan” bal kabağı mücveri, hem kahvaltı hem de çay saatleri için tercih edilebiliyor. Dışı çıtır, içi yumuşak kalan bu tarifte en önemli detay ise bal kabağının hazırlanma şekli. DOĞRU KABAK SEÇİMİ LEZZETİ BELİRLİYOR Uzmanlara göre […]
ŞOK marketler, 24 Ocak hafta sonu aktüel kataloğunda araç sahiplerini yakından ilgilendiren teknoloji ve bakım ürünlerine yer verdi. Akü onarım cihazından araç içi kameraya kadar birçok ürün uygun fiyatlarla satışa sunulacak. Perakende zinciri ŞOK Marketler, 24 Ocak tarihli aktüel kataloğuyla ürün yelpazesini genişletti. Hafta sonuna özel hazırlanan katalogda araç bakım ve destek ürünleri öne çıkarken, […]
Ekonomide yaşanan dalgalanmalar yalnızca alışveriş alışkanlıklarını değil, toplumsal ritüelleri de oldukça etkiliyor. Artan fiyatlar ve nakdin fiziki yükünün ağırlaşmasıyla beraber, düğünlerde para ve takı takma geleneğinde dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Birçok düğün davetiyesinde artık IBAN bilgisi yer alıyor. DAVETİYELERDE “NAKİT GETİRMEYİN” NOTU Son dönemde basılan davetiyelerde IBAN paylaşımının giderek yaygınlaştığı görülüyor. Türkiye Gazetesi’nin aktardığı […]